26 Kasım 2011 Cumartesi

Dedemin İnsanları

Dedemin İnsanları filmini izleme fırsatı buldum ve izlenimlerimi burada paylaşmak istiyorum.

Film bir göç ve uyum hikayesi aslında. Girit'ten küçük yaşta İzmir'e göçmek zorunda kalan 'Dede' nin Girit'e, bıraktıklarına ve yolda kaybettiklerine olan bitmek bilmez özlemi, özellikle torunuyla yaşadıkları, toplumda kabul görme sıkıntıları ve daha fazlasını anlatıyor film. Filmin başlarında bizi Çağan Irmak'ın bir çok yapımında olduğu gibi müthiş eğlenceli bir Ege kasabası karşılıyor. Bir anda siz de sanki o kasabanın parçasıymış gibi oluyorsunuz. Dedenin müthiş karizması, torun Ozan'ın inanılmaz zeki ve yaramaz, ele avuca sığmaz görüntüsü karşısında çoğunlukla kendinizi kahkahalar atarken buluyorsunuz. Lakin hep bir şeylerin eksik olduğu duygusunu da veriyor film. Zaten dedeyle torunun ayrışma (ya da anlaşamama) noktası filmin anlatmak istediklerinin bir özeti.




Filmin devamında dedeye kötü bir şey olacağı, torunun da dedeyi sonradan anlayacağı beklentisi kaplıyor seyredeni. O ana kadar filmde etkili bir rolü olmayan baba giriyor devreye. Yine Çağan Irmak filmlerinin neredeyse olmazsa olmazı 12 Eylül darbesiyle aile bir çıkmaza giriyor. Babanın müthiş idealizmi ve bunun getirdiği sıkıntılar dedeyi de çok rahatsız ediyor ve kaçınılmaz sonu hazırlıyor. Dedeye ne olduğunu söylemek filmi izlemeyenlere büyük haksızlık olur diye düşünüyorum. Ama torunun dedeyi algılama biçiminin zaman içinde değişimi oldukça iyi verilmiş. Ama filmin ikinci kısmında bana göre biraz fazla bir tonda politik mesajlar  verilmiş ve darbe eleştirisi yapılmış.

Filmin en etkileyici sahnelerinden biri Girit'ten göç sahnesi. Fragmanında da yer aldığı için sanırım bahsetmemde bir sakınca yok. Girit'ten alelacele göç ettirilen, topraklarını, evlerini orada bırakmak zorunda kalan insanların özellikle kendilerini götürecek gemiyi beklerken ve yolculuk esnasında yaşadıkları sıkıntılar eminim benim gibi birçok kişinin boğazını düğümleyecektir.

Film konusu (dede-torun ilişkisi), geçtiği mekan (Ege kasabası) ve eğlenceli aynı zamanda dokunaklı hikayesiyle ister istemez Babam ve Oğlum filmiyle kıyaslanacaktır. Bana soracak olursanız böyle bir kıyaslamayı baştan Babam ve Oğlum filmi kazanır. Babam ve Oğlum filmi çok daha başarılı bir kurguydu, senaryo daha oturaklıydı ve elbette ki daha etkileyici ve daha dokunaklıydı. Babam ve Oğlum filminde yaşadıklarınızı bu filmde yaşayamazsınız ama bu film de başarılı. Belki aynı kişilerin benzer rolleri (Çetin Tekindor, Hümeyra) oynamış olması bir handikap olabilir diye düşünüyorum. Yani bu kıyaslamayı iki film bize ister istemez yaptırıyor.

Son olarak torun Ozan rolünü oynayan çocuğu inanılmaz başarılı bulduğumu belirtmek istiyorum. O kadar doğal ve gerçekçi oynuyor ki filmi seyrettiğiniz zaman çevrenizdeki benzer karakterde bir çocukla hemen eşleştireceğinize eminim.

0 yorum: