30 Aralık 2011 Cuma

Milletvekillerinin maaş zammı

Milletvekillerinin kendilerine yaptığı haksız zammı duymayan kalmamıştır. Kanunda yer alan bir maddeyi değiştirme konusunda tüm partiler anlaşarak emekli milletvekili maaşlarının yaklaşık 7.700 liraya çıkarılmasını kararlaştırdılar. Kanun çıkana kadar pek kimsenin haberi olmamıştı. Zaten vekillerimiz sağolsun kendi özlük haklarıyla ilgili konuları neredeyse tartışmasız Meclis'ten geçiriveriyorlar.

Kamuoyu konuyu öğrendikten sonra haklı olarak tepkiler yükseldi. Aynı günlerde asgari ücrete % 5-6'lık zamların yapılması, emekli maaşlarındaki artışların son derece sınırlı olması, İntibak Yasası'nın hala uygulanmaması tüm kesimlerin tepkilerini siyaset kurumuna yöneltmesine neden oldu.

25 Aralık 2011 Pazar

Fransa boykotu ve düşündürdükleri

Fransa'nın Ermeni soykırımı iddialarını reddedenlere hapis kararı getiren yasa teklifini kabul etmesi ve kanunlaşma sürecine girmesi ülkemizi haklı olarak derinden yaraladı. Seçimlere yakın Fransa'daki ciddi Ermeni nüfusunun oyları için yapıldığı görünen bu küçük politik hamle iki ülke arasında tamiri oldukça zor bozulmalara yol açıyor ve bundan sonra da açmaya devam edecek.

Türkiye'nin davasında çok haklı olmasına rağmen kendisini uluslararası camiada iyi anlatamamaktan, Ermenilerin yıllarca geliştirdikleri inanılmaz lobi gücüyle iktidarlar üzerinde büyük etkileri olmasından dolayı bu sorun sürekli önümüze getiriliyor.

Ben bu soruna farklı bir açıdan yaklaşmak istiyorum. Fransa'nın haksız bir şekilde bu yasayı gündemine almasıyla birlikte Fransız ürünlerine ve markalarına boykot çağrıları sosyal medyada başta olmak üzere her mecrada yankılanmaya başladı. Aşağıdaki liste Fransız mallarının ya da markalarının bir listesi. Listenin objektifliğini kesin bilmiyorum ama başka birçok listeyle aşağı yukarı aynı.

- Carrefoursa
- Gima
- Championsa
- Total
- Club Med
- Bic
- Cartier
- Tefal
- Renault
- Peugeot
- Lacoste
- Citroen
- Pierre Cardin
- Michelin
- Elf
- Daniel Hechter
- Louis Vuitton
- Loreal
- Avon
- Biotherm
- Vichy
- Marie Claire
- Elle
- Alcatel
- Axa
- Güneş Sigorta
- Başak Groupama Sigorta
- TEB
- Lafarge
- Weber
- Air France
- Danone
- .....

22 Aralık 2011 Perşembe

Avustralya filmi izlenimlerim

2008 yapımı Avustralya filmini biraz geç de olsa dvd'den izleme fırsatı buldum. Nicole Kidman'ın kapağında olduğu bir dvd oldukça cazip görünüyordu. :=)

Filmi izlemek isteyenlere tavsiyem eğer daha iyi bir alternatifiniz yoksa ve sıkılmaya razıysanız izleyin. İyi bir film beklerseniz oldukça hayal kırıklığı yaşarsınız.

Konu (filmin girişindeki konu) aslında oldukça ilginç. Nicole Kidman ve Hugh Jackman'ın oyunculukları da oldukça kaliteli. Yine küçük melez Aborjin Nollah'ı oynayan çocuk ta ciddi bir oyunculuk ortaya koymuş. Ama uzun süresi, bütünlüğü olmayan hikayesi ve sanki karar verilememiş konusu filmin eksileri. Film 3 saate yakın sürüyor. Bunu sıkılmadan seyredebilmek için çok tutarlı bir hikaye olması gerekirdi. Maalesef filmde bu tutarlılık yok. Hikaye gerçekten kopuk.

17 Aralık 2011 Cumartesi

Ekonomik büyüme ve cari açık:"Kaplan mıyız, kedi mi?"

Geçtiğimiz çeyrek dönemde Çin'in ardından dünyada en çok büyüyen ikinci ülke olarak dikkat çeken Türk ekonomisi yurtiçi ve yurtdışı çevrelerde tartışılmaya devam ediyor.

İktidara ve taraftarlarına göre bu müthiş bir başarı. Eski iktidarlar döneminde sağlanamayan bu başarıyı hükümetin sıkı bütçe politikası, tasarruf tedbirleri ve ekonomiyi büyütmesi sağladı. T

Financial Times ise son zamanlarda yükselen ve Türkiye'nin başarısını ekonomik bir mucize olarak niteleyenlere karşı değişik bir bakış açısından inceleme-haber yayınladı. Yazının başlığı bile oldukça tahrik edici: Türkiye Asya Kaplanı değil Anadolu Kedisi.

Yine birkaç gün önce IMF Başkanı'nın önümüzdeki sene Türkiye'nin büyüme tahmini % 2 'ler seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin etmesi de hükümetten oldukça tepki görmüştü.

Tüm bu konuları daha geniş bir perspektiften ele almak gerekir diye düşünüyorum.

Şimdi ekonominin olumlu ve olumsuz yanlarını alt alta sıralayalım.

- İhracat son yıllarda önemli miktarlarda arttı. İthalat ise ihracattan daha fazla artarak ihracatın olumlu etkisini yok etti.

16 Aralık 2011 Cuma

Facebook Zaman Tüneli'ne geçiş

Facebook değişikliklerine son hız devam ediyor. Şimdi ise inanılmaz bir değişim yaşanıyor Facebook'ta. Zaman tüneli adı verilen yeni görünümüyle birlikte artık hayatınızı tek sayfada özetliyor Facebook.

23 Aralık'ta herkes geçecekmiş. Ben önceden geçtim. Yeni profilimin görünümü http://www.facebook.com/nazmi.cavdar adresinden görebilirsiniz.


Eğer siz de Zaman Tüneli görünümüne geçmek istiyorsanız yapmanız gerekenler oldukça basit.

Christopher Hitchens: "Ahlak din tarafından çalınmıştır."

14 Aralık 2011 Çarşamba

Suda yürüyen balık

Akvaryumda yürürken görüntülenen Afrikalı akciğerli balık, evrimde sudan karaya çıkma sürecine ışık tutacak.
 
Yürüyen balık görüntülendi | video.mynet.com

Akciğerli balığı takibe alan bilimciler evrim sürecindeki 'ilk adımlar'ın suda atılmış olabileceğine dair önemli ipuçları elde ettiklerini düşünüyor.

Cübbeli Ahmet Hoca ve Higgs Bosonu (Tanrı Parçacığı)

Cübbeli Ahmet Hoca'nın bugünlerde başı dertte. İddialara göre yurtdışından getirilen kadınlarla para karşılığı kısa süreli nikah kıyıyor ve birlikte oluyordu. Daha sonra yine iddialara göre şoförü (ya da koruması bilemiyorum) hocaya komplo kuruyor ve hoca kadınlarla birlikteyken görüntülerini kaydediyordu. İşi şantaja döken bu elemana karşı da hoca bazı çetelerle irtibata geçiyor ve tehditlerle görüntüleri geri almaya çalışıyordu. Anlayabildiğim kadarıyla olaylar daha doğrusu iddialar böyle. Hoca tutuklandı. Suçlu ya da suçsuz olduğunu zaman gösterecek.

Tabi kamuoyuna mal olmuş ünlü bir hocanın böyle çirkin iddialarla birlikte anılması toplumda da üzüntü ve öfke meydana getirdi. Takipçileri ve sevenleri olayın gerçek olabileceğine ihtimal dahi vermiyorlar. Çeşitli komplo teorileri havada uçuşuyor. Komployu kuranlar ise Ergenekon, Fettullah Gülen Cemaati, Adnan Oktar, İsrail uzayıp gidiyor. Olayın gerçek olabileceğini düşünenler ise daha çok öfke içinde. İnsanlara dini konularda telkinler veren, zinadan ve diğer günahlardan uzak olmasını yüksek perdeden tavsiye eden bir hocanın nasıl olup da böylesi olaylara karışabileceğini sorguluyorlar. İki düşüncenin de kendi içinde mantıklı yanları var. Dediğimiz gibi zaman suçluyu suçsuzu ayıracak.

12 Aralık 2011 Pazartesi

Füze kalkanı projesi ve sertleşen İran tehdidi

Türkiye'de kurulması kesinleşen NATO Füze Kalkanı Projesi doğu komşumuz olan İran'la aramızı günden güne açıyor. Şimdi de İranlı bir milletvekili bir çatışma halinde önce Türkiye'deki füze kalkanını vurmakla işe başlayacaklarını, sonra diğer hedeflere yöneleceklerini açıkladı.

ABD ve Batı Dünyası uzun zamandır İran'ın silahlanmasından ve özellikle nükleer çalışmalarından rahatsız. İran da bu cenahtan kendisine yönelen tepkileri haklı çıkaracak şekilde oldukça kapalı, tehditkar ve uzlaşmaz davranıyor. Gerçi Batı ülkeleriyle uzlaşmak için onların tüm dediklerine uymak gerekiyor. Yoksa potansiyel bir düşman oluyorsunuz.

Türkiye, İran'la ilişkiler konusunda uzun zamanlar aslında Batı dünyasının istediği çizgiden uzaktı. Özellikle 2010 yılında nükleer krizinin zirveye çıktığı dönemde Türkiye ve Brezilya, İran'la bir anlaşma yaparak Batı Dünyası'na sorunu çözebilecek bir öneri sundular.


Bu anlaşma Batı Dünyası'nda kabul görmek bir yana Türkiye'nin NATO üyeliğinin ve Batı müttefikliğinin sorgulandığı bir duruma dönüştü. Türkiye Batı'nın ve özellikle ABD'nin ciddi muhalefetiyle karşılaştı. Bunu göğüslemek ve dik durmak zor bir alternatifti. Hükümet bu alternatifi seçmek yerine daha kolayını seçti. İran'la Amerika önderliğindeki Batı'nın anlamsız düellosunda doğruyu seçmek yerine güçlünün yanında yer aldı.

11 Aralık 2011 Pazar

El Clasico fazla klasik oldu: Real Madrid : 1 - Barcelona : 3

Real Madrid ne yapsa Barcelona karşısında makus talihini kıramıyor. Bu sefer belki çok farklı yenilmediler ama henüz 20.saniyede Barcelona kalecisi Valdes'in ikram ettiği golle öne geçmelerine ve sonraki dakikalarda Barcelona'yı sıkı bir baskıyla fazla oynatmasalar da ikinci yarıda yine havlu attılar. (10 Aralık 2011)

Barcelona çok enteresan bir takım. Son yıllarda inanılmaz bir futbol kalitesi tutturdular ve hemen her maçta aynı üstün, ezici futbolu ortaya koyuyor. Öylesine üstün bir futbol ki karşısında büyük denilen takımlar bile aciz kalıyor. Real Madrid, ki bu sene oldukça iyi takım kurdular, her maçta 4-5 atarak gidiyorlardı. Son 15 maçın tamamını da kazanmışlardı. Ama Barcelona ciddi manada üstün bir takım. Maça geride başlamalarına, ciddi baskı yemelerine rağmen ilk yarıda başabaş, ikinci yarıda ise çok üstün bir oyun oynayarak yine kazandılar. Real Madrid Messi'yi iyi kilitlemesine ve özellikle ilk yarıda sıkı bir pres uygulamasına rağmen ikinci yarıda resmen çözüldüler. Barcelona yine bildiğimiz bol pas, müthiş tek toplar ve ani ters ataklarla Madrid ekibinin başını döndürdü.

Real Madrid'in ve diğer takımların şu an yapabilecekleri bir şey yok. Barcelona'nın şu andaki müthiş futbol yapısının bozulmasını beklemek ve kadere razı olmak mecburiyetindeler.

9 Aralık 2011 Cuma

Maymunlar Cehennemi Başlangıç

Maymunlar Cehennemi Başlangıç (Rise of the Planet Apes) filmini vizyona girdiğinde izleme fırsatı bulamamıştım. Bugün Çekmeköy Belediyesi tarafından Taşdelen Turgut Özal Kültür Merkezi'nde yapılan ücretsiz gösteriminde filmi izledim. Filmle ilgili düşüncelerimi yazmadan önce kültür merkezi ile ilgili bir iki kelime etmek istiyorum. Sinema gösterimi kültür merkezinin en üst katındaki konferans salonunda idi. Salon oldukça geniş ve ferah, perde ortalama ölçülerde, ses kalitesi de iyiydi. Salona ilk girdiğimde inanılmaz bir çocuk kalabalığı vardı, sağa sola koşturan çocuklar ancak film başladıktan bir süre sonra sustular.

Filme gelecek olursak aslında konusu oldukça basit ve benzer bilim kurgu filmlerinde işlenmiş. Buna rağmen film size bir sıradanlık hissi vermiyor. Genç bir bilim adamı alzheimer hastası olan babası için çok üzülmekte ve hastalığa ilaç üretmeye çalışmaktadır. Maymunlar üzerinde yapılan denemelerde bir sorun çıkar ve proje rafa kaldırılır. Ama bir yavru maymuna ilaç tesir eder ve beyni inanılmaz değişiklikler gösterir. Maymun büyüdükçe zekileşmektedir. Ne kadar zeki de olsa hayvansal içgüdüleri kimi zaman ağır basar. İlacın etkisini gören doktor risk alarak ilacı gizlice babasına da uygular. İlk zamanlar çok başarılı sonuçlar veren ilaç zamanla etkisini yitirir. Artık büyümüş olan maymun Sezar, kendisini sorgulamaktadır. Bir gün bir komşularına ciddi zarar verince maymun bakım evine kapatılır. Orda da kendisini çok zorlu şartlar beklemektedir. Zamanla ortama alışan Sezar burada umulmadık işlere imza atar.


İstanbul'un devasa bütçesi ve düşündürdükleri

İstanbul'un 2012 yılı bütçesini duymuşsunuzdur: 20 milyar Türk Lirası gibi müthiş bir rakam. Bu rakam İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSKİ, İETT vb. kuruluşları kapsıyor. Haberlerde okumuşsunuzdur; dünya üzerindeki 94 ülkenin bütçesinden daha büyük bir rakam bu.

Birçok açıdan sevindirici bir haber gibi görünüyor. Ülkemizin en büyük şehrinin ulaştığı müthiş ekonomik güce işaret ediyor. Dünya çapında bir şehrimiz olduğunu bize müjdeliyor.

Ama diğer taraftan da oldukça büyük olumsuzlukları barındıran bir tablo. Ülkemiz son 40 yılda yaşadığı göç dalgalarıyla ve bununla birlikte tarım toplumundan sanayi, ticaret ve hizmet ağırlıklı topluma geçtikçe ciddi sıkıntılar yaşadı, yaşıyor.

8 Aralık 2011 Perşembe

Kepler-22b

NASA, birkaç gün önce Kepler uzay teleskobundan alınan verilerin analizinden dünyaya çok benzeyen bir gezegeninin bulunduğunu açıkladı.

Açıklamaya göre yaklaşık 600 ışık yılı uzaklıkta yer alan bir yıldızın etrafında dönen bir gezegenin yıldızına olan uzaklığı dünyanın güneşe olan uzaklığıyla benzerlikler gösteriyor. Yıldızının etrafındaki dönüş süresini 290 günde tamamlayan Kepler-22b'nin büyüklüğü ise dünyadan 2.4 kat daha fazla. Yapılan hesaplamalara (ve tahminlere göre) gezegenin ortalama yüzey sıcaklığı 22 derece. Bunlar bilinenler ve tahmin edilenler. Kepler-22b'nin gazdan mı, kayalardan mı oluştuğu, yüzeyinde sıvı bulunup bulunmadığı ise henüz bilinmiyor. Tüm bunlar daha detaylı araştırmalarla bilinir duruma gelecek.

Önemli olan dünya sıcaklığında gezegenlerin bulunmasıdır diye düşünüyorum. Sadece Samanyolu'nda milyarlarca yıldız olduğunu düşünürsek bunların etrafındaki gezegenlerden birçoğunda dünya benzeri iklim ve çevre koşulları oluşmuş, bu koşullar canlılığa sebep olmuş olabilir.

Kepler-22b'nin uzaklığı ise akıllara zarar. Bir ışık yılının yaklaşık 10 trilyon kilometre olduğu göz önüne alındığında gezegenin uzaklığının ne denli çok olduğu anlaşılır. Işık hızında giden bir uzay gemisi yapabilsek bu gemi Kepler-22b'ye 600 yılda varacak. Gezegene ulaşma imkanı belki 1000 yıl hayal bile edilemeyecek bir uzaklıkta.

Fenerbahçe'yi yenmek

Bir Galatasaraylı olarak son yıllardaki Fenerbahçe maçlarının çok zevkli geçmediğini söylemek gerek. Takımımızın en formda olduğu ve Fenerbahçe'nin en formsuz olduğu zamanlarda dahi eğrisi doğrusuna denk geliyor ve her zaman yeniliyorduk. Her maç öncesi umutlanıyor ve sürekli hayal kırıklığı yaşıyorduk. Fenerbahçeliler haklı bir gururla her maç sonra seviniyorlardı.

Dünkü maçta ise yılların tablosu tersine döndü. Sahada çok aciz bir Fenerbahçe buna karşılık çok arzulu ve müthiş güzel bir futbol oynayan Galatasaray vardı. Galatasaray'ın birazcık şansı olsa tarihi bir fark yakalaması işten bile değildi.

7 Aralık 2011 Çarşamba

Galatasaray : 3 - Fenerbahçe : 1 (Derbi Geyikleri)

- 1319 gün sonra gelen galibiyetimizle dalga geçen Fenerbahçeliler; 10585 gündür Türkiye Kupası'na hasretsiniz.

- Fenerbahçe'nin galibiyet isteği Galatasaray tarafından VETO edildi.

- Bu gece hiç tanımadığım bir Fenerli’ye usulca sokulup, sırf iki dakikalığına sevinsin diye "Galatasaray maçı berabere" diye fısıldadım.

- Kasımda aşk başkadır deyip, yıllardır 6 Kasım'ı hatırlatanlara; aşkın Aralık'sız olduğunu gösterdik. Aşk'tır GALATASARAY

5 Aralık 2011 Pazartesi

İstanbul, büyük depreme hazırlanamaz!

Deprem, son yıllardaki en önemli gündem maddelerimizden biri. 1999 yılında gerçekleşen ve binlerce insanımızı kaybettiğimiz Marmara Depremi'nden sonra tüm gözler İstanbul'a çevrildi. Oldukça aktif fay hatlarının yakınında yer alan İstanbul'da olabilecek bir depremin oluşturacağı can ve mal kaybı oldukça sık konuşulmaya başlandı.

Toplum olarak olayları çabuk unutan bir milletiz. Ama deprem kendini unutturmadı. Haiti'de olan deprem, Endonezya'da olan deprem ve tsunami, Japonya'da uzun yıllardır benzeri görülmemiş tsunami hep aynı soruyu akla getirdi: İstanbul'da ne zaman deprem olacak? Hele son bir iki ay içinde Van'da meydana gelen depremlerle İstanbul için deprem korkusu kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı.

Irak Televizyonu'nda Dünya Düz mü Yuvarlak mı Tartışması

4 Aralık 2011 Pazar

Kaptıkaçtı ne demek?

Başlığı makara olsun diye yazmadım. Gerçekten merak ediyorum. Neden mi merak ediyorum? Hemen cevap vereyim: Memlekette mali müşavir olmak zor iş. Üniversite bitireceksin, zor bir sınavı kazanacaksın, 3 yıl staj yapacaksın, ondan sonra 7 tane yazılı sınava gireceksin. Tüm bu aşamaları geçerken her aşamada tonla para bayıldıktan sonra mali müşavir olabiliyorsun. Stresi, derdi, tasası bitmeyen ilginç bir durum.

03 Aralık 2011 tarihinde benim de girdiğim bitirme sınavlarından birinde, Vergi sınavında sordular kaptıkaçtıyı. Soru açıktı: Motorlu Taşıtlar Vergisi'ne göre kaptıkaçtıyı tanımlayınız. Soruyu görünce önce haliyle şaşırdım, yanlış okuduğumu düşündüm. Bu yaşıma geldim hiç kaptıkaçtıyla işim olmamıştı. Sonra beynimi zorlamaya başladım.. Kaptıkaçtı ne olabilirdi? Düşündüm, düşündüm açıkçası bulamadım. Gözümün önüne çeşit çeşit araç geldi; gelenlerden birine dedim o minibüs, öbürü dolmuş, öbürü kamyonet, otobüs, otomobil... Hiçbirini kaptıkaçtıya yakıştıramadım. Sonuç olarak cevap kağıdına anlamsız ve yanlış olduğunu bildiğim bir şeyler yazdım. Tarif ettiğim şey minibüsle kamyonet arası bir şeydi.

1 Aralık 2011 Perşembe

Vardar Ovası - Rumeli Türküsü

Vardar Ovası

Mayadağ'dan kalkan kazlar
Al topuklu beyaz kızlar
Yarimin yüreği sızlar
Eğlenemem aldanamam
Ben bu yerlerde duramam

Vardar ovası, vardar ovası
Kazanamadım sıla parası

Mayadağ'ın yıldızıyım
Ben annemin bir kızıyım
Efendimin sağ gözüyüm
Eğlenemem aldanamam
Ben bu yerlerde duramam

Vardar ovası, vardar ovası
Kazanamadım sıla parası


Müzeyyen Senar-Vardar ovası ile icononline
Yıl 1371. Osmanlı devletinin büyüme ve genişleme süreci. İstanbul henüz fethedilmemiş; Anadolu'nun fethi tamamlanmamış. Osmanlı bir yandan Anadolu'da bir yandan Rumeli'de fetih harekatını sürdürüyor. Alperen dervişler, Rumeli'de karargah kurmuşlar; fethin altyapısını hazırlıyorlar. Önce gönülleri fethediyorlar. Sonra fiili fetih başlıyor. I.Murat devrinde, Osmanlı orduları Üsküb'ü kuşatıyor. Saray erbabı içinde bulunan Vezir Çandarlı Ali Bey’in otağı da buradaydı. Kuşatma sürerken civar köylerden ve kasabalardan halk Osmanlıya sığınmak için ovaya akın ediyordu. İşte türkümüzün kahramanı genç kız da bu kalabalığın içinde aç sefil sığınacak yer aramaktadır. Genç kızın yolu Vezir Çandarlı Ali Beyin oğlu Çandarlı Halil Paşa (Daha sonra babasının ölümü ile vezir-i azam olmuştur) ile kesişir. Halil Paşa kızı sahiplenir. Onu otağına alır. El üstünde tutar. Tarihi bilenler savaşın kazanıldığını, bütün Balkanların 500 senelik Türk hakimiyetine girdiğini fakat savaş alanında 1. Murat ın öldüğünü bilirler. Sonuçta ordu geri döndü. Yanlarında Rumelili bir yığın insan. Fakat bir kısmı kendi rızası, bir kısmı zorla yurtlarından koparılan bu insanların sıla özlemi hiç bitmedi. Çandarlı Halil Paşanın yanına sığınan kahramanımızda Halil Paşayı çok sevdi ona çok bağlandı ama memleket özlemi hiç bitmedi. İşte o çok bilinen türküyü yazdı. Türkü anonimdir. Yazarı bilinmez, ama hikaye bu şekildedir.Hicaz makamında söylenen bu şarkıyı bir çok yorumcu söylemiştir. Hamiyet Yücesoy'dan, Zeki Müren'e...Bir zamanlar Osmanlının olan o yerden kalan işte bu bir kaç dörtlüktür. (Kaynak )

Daha fazla Rumeli Türküsü için buraya tıklayın.

Şefonun Evi - Rumeli Türküsü Dinle

Şefonun Evi - Sözleri

Şefo nun evi kaleye karşı
Şefom atmış çeyizini duvar aşırı

Yandım yare yar bir çare
Ben bulamadım derdime çare

İndim dereye ufara taşlar
Şimdi bizim şefo horoya başlar

Yandım yare yar bir çare
Ben bulamadım derdime çare

İndim dereye taş bulamadım
Kara kaş çektim de eş bulamadım

Yandım yare yar bir çare
Ben bulamadım derdime çare

İndim dereye dere derindir
Şimdi bizim Şefo yeni gelindir

Yandım yare yar bir çare
Ben bulamadım derdime çare


Daha Fazla Rumeli Türküsü için buraya tıklayın.

Mendilimin Yeşili


Mendilimin yeşili
Ben kaybettim eşimi

Al bu mendil sende dursun
Sil gözünün yaşını

Aman doktor
canım gülüm doktor
derdime bir çare

Çaresiz dertlere düştüm
doktor bana bir çare

Mendilim benek benek
Ortası çarkıfelek

Yazı beraber geçirdik
Kışın ayırdı felek

Aman doktor
canım gülüm doktor
derdime bir çare

Çaresiz dertlere düştüm
doktor bana bir çare

Aman doktor
canım gülüm doktor
derdime bir çare

Çaresiz dertlere düştüm
doktor bana bir çare

Aman doktor
canım gülüm doktor
derdime bir çare

Çaresiz dertlere düştüm
doktor bana bir çare

GÜLAY - Mendilimin Yeşili ile hasankefeli
Daha fazla Rumeli türküsü dinlemek için buraya tıklayın.

Hatay'da dünyaya gelen palyaço bebek

Hatay'ın İskenderun ilçesinde, milyonda bir rastlandığı bildirilen ve halk arasında "Palyaço bebek" olarak adlandırılan bir kız çocuğu dünyaya geldi. 2 kilo 180 gram ağırlığındaki bebek kuvözde bakıma alındı.

İskenderun'da akraba evliliği yapan Hasan ve Bahar Kalkan çiftinin 'Sedef' adı verdikleri ilk bebekleri, kromozom bozukluğu nedeniyle damarları dışarıda ve bazı organları tam gelişmemiş olarak doğdu. İskenderun Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesi'ndeki doğumunun hemen sonrasında kuvöze alınarak yaşam destek ünitesine bağlanan Sedef bebeğin yaşam belirtileri doğumundan iki gün sonra normale döndü.

Cildin gelişiminde hücrelerin kaynaşmaması nedeniyle kromozom bozukluğuna bağlı olarak bu tür doğumların milyonda bir görülebildiğini belirten Uzman Dr. Murşid Acemoğlu, "Daha çok akraba evlilikleri sonucu bu doğumlar gerçekleşiyor. Meslek hayatımda bu ikinci karşılaştığım vaka. Bebeğin sağlık durumu iyi değil, ama kötü de değil. Tedavisine devam ediyoruz" dedi.

Bebeğin tedavisini yapan hemşireler ise ilk kez böyle bir doğumla karşılaştıklarını söylediler.

Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar - Rumeli Türküsü

Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar,
Aşrı Aşrı Memlekete Kız Vermesinler
Annesinin Bir Tanesini Hor Görmesinler,

Uçan Da Kuşlara Malûm Olsun, Ben Annemi Özledim.
Hem Annemi Hem Babamı, Ben Köyümü Özledim.

Babamın Bir Atı Olsa Binse De Gelse,
Annemin Yelkeni Olsa Açsa Da Gelse,
Kardeşlerim Yolları Bilse De Gelse.

Uçan Da Kuşlara Malûm Olsun, Ben Annemi Özledim.
Hem Annemi Hem Babamı, Ben Köyümü Özledim

yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar | izlesene.com


'Çok eskiden köyün birinde Zeynep isimli çok güzel bir kız vardır. Onaltıya yeni bastığında Zeynep'i, köylerindeki bir düğüne gelen Ali isimli bir genç görür ve çok beğenir. Köyüne döndüğünde hemen dünürcü gönderir. Zeynep'i, Ali'ye verirler ve hemen düğünleri olur.

Zeynep'in gelin gittiği köy ile kendi köyü arası üç gün üç gece mesafededir. Zeynep, anne, baba ve kardeşini tam 7 yıl göremez. Bu özlem Zeynep'in yüreğinde her gün biraz daha büyüyerek dayanılmaz bir hal alır, köyün büyük tepesinde bulunan evinin bahçesine çıkarak kendi köyüne doğru için için kendi yaktığı türküyü mırıldanır ve gözleri uzaklarda sıla özlemeni gidermeye çalışır.


Kocası, Zeynep'in özlemine pek aldırış etmez. Kaldı ki, eski sevgisi de pek kalmadığından Zeynep'i horlamaya, eziyet etmeye başlar. Sonunda bu özlem ve horlanma Zeynep'i yataklara düşürür.

Gün geçtikçe hastalığı artan Zeynep'in düzelmesi için, köyden gelip geçenler anasının, babasının çağrılmasını ister. Başka çaresi kalmadığını anlayan kocası da, kaynanası ve kayınbabasına haber vermeye gider. Altı gün altı akşam süren bir yolculuk sonrası köye ulaşan anne-baba Zeynep'i yatakta bulurlar. Perişan bir halde olan Zeynep hala türküsünü mırıldanmaktadır; Anne babası da türküye söylemeye başlarlar. Çevrelerindeki bütün köy kadınları duygulanıp ağlarlar. Annesi fenalık geçirir. Bayılan Zeynep, hasretini giderir ama çok geç kalınmıştır. Bir daha iyileşemez ve ölür.


Daha fazla Rumeli türküsü dinlemek için buraya tıklayın.

Deryalar - Rumeli Türküsü

Deryalar
Kırcaliyle arda arası
Saat sekiz sırası (yusufum saat sekiz sırası )
Ardalılar ağlıyor (yusufum)
Yoktur çaresi

Aman bre deryalar kanlıca deryalar
Biz nişanlıyız
İkimiz de bir boydayız
Biz delikanlıyız

Çıkar aba poturunu
Dalgalar artacak
Demedim mi ben sana
Kayığımız batacak

Kırcaliyle arda boylarında
Kimler gidecek
Garip yusufun annesıne
Kim haber verecek



Deryalar ile klarnetci
Daha fazla Rumeli Türküsü için buraya tıklayın.

Komşularla sıfır sorun politikasının iflası (ya da hükümetin dış politika yanlışlıkları)

Oysa her şey ne güzel başlamıştı. 2002 yılında iktidara gelen hükümet yıllardır ihmal edilen komşularımızla ilişkilerimizi yeniden tesis edeceğini, kavga yerine anlayışın, karşılıklı konuşmanın ve sorunları halletmenin öne çıkacağını söylüyordu. İlk yıllarda gerçekten buna uygun davranıldı da. Cumhuriyet tarihi boyunca toplam ticaretimizde % 1-2 toplam pay alan komşularımız oldukça kısa sürelerde % 15-20'ye yakın  toplam payla büyük ticaret ortaklarımız olmaya başlamıştı. Türkiye, Cumhuriyet tarihi boyunca sıkıştığı imkansız politikaları terkediyor, yüzünü aslında hep ait olduğu yere Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkaslar'a dönüyordu.

Gerçi bu iyi giden süreçte de bazı terslikler vardı. Örneğin Irak'a Amerikan müdahalesi söz konusu olduğunda hükümetimiz büyük bir iştahla bu müdahaleye ortak olmak ve kuzeyden ikinci bir cephe açmak istedi. TBMM'de reddedilen tezkereyle bu gerçekleşmedi. Irak'ta sonraki yıllarda yaşanan büyük trajik savaşı ise biz görmek istemedik, yok saydık. 1 milyondan fazla insanın öldüğü, kalan kadın ve çocukların büyük sıkıntılar çektiği işgalle ilgili sanki olağan bir şeymiş gibi davrandık.

Ederlezi - Goran Bregoviç ustanın ölümsüz eseri Elveda Rumeli'de

Elveda Rumeli'nin 18 Mayıs 2009 akşamı yayınlanan ve Vahide'nin öldüğü bölümü müthiş bir duygu fırtınası yaşattı. Bugüne kadar dizide komedi ve hüzün dengeliydi ama bu bölüm izleyenleri (ve tabi beni de) gözyaşlarına boğdu.


Dizi etkileyici kendi müziklerinin yanısıra bu bölümde kullandığı müthiş bir eserle de yürekleri parçaladı. Goran Bregoviç'in Ederlezi (Hıdrellez) adlı parçasını aşağıda dinleyebilirsiniz. (Bu arada (H)Ederlezi'nin anonim bir halk türküsü olduğunu, burada ve dizide Goran Bregoviç'in düzenlemesinin verildiğini hatırlatalım.)

Same amala oro kelena
Oro kelena dive kerena
Sa o Roma
Sa o Roma, babo, babo
Sa o Roma, o daje
Sa o Roma, babo, babo
Ej, Ederlezi
Sa o Roma, daje
(Amaro dive
Amaro dive, Ederlezi
Ej... ah... )
Same amala oro kelena
Oro kelena dive kerena
Sa o Roma
Sa o Roma, babo, babo
Sa o Roma, o daje
Sa o Roma, babo, babo
Ej, Ederlezi
Sa o Roma, daje

Sa o Roma babo, E bakren cinen.
A me coro, dural besava.
A a daje, amaro dive.
Amaro dive erdelezi.
Ediwado babo, amenge bakro.
Sa o Roma, babo. E bakren cinen.
Eeee...j, Sa o Roma, babo babo, Sa o Roma daje.
Sa o Roma, babo babo, Erdelezi. Erdelezi, Sa o Roma Daje.
Eeee... Sa o Roma, babo babo, Sa o Roma daje. Sa o Roma, babo babo, Eeee...
Erdelezi, Erdelezi.
Sa o Roma Daje

Ederlezi şarkısının Türkçe sözleri

“boşnak kızlarına geç kalmış bir özür”

ederlezi goran,ederlezi
kızların ağıtlar düzerken bosna yaylalarında,
acıya bulanmıştı şenlikleri,
ederlezi yine gelmişti her sene geldiği gibi,
ne bilsin burada yetim kızlar var
bu sene ederlezi babasız kalmıştı
yetim kızların yürekleriydi gelen.
sarı saçları mavi gözleriyle,
gökyüzü bile özenirdi güzelliklerine,
deniz utanırdı mavisinden,
cenazelere uğurlanmıştı ederlezi,
şurada yatan kefensiz, babalarımızdı
boşnak kızları goran´ın,
yetimdi sarıları, yetimdi mavileri.
ah ederlezi, niye geldin bu sene
bilmez misin, buradaki kızlar yetim
şurada yatan babalarımızdı, kefensiz
yaslar bağladı sarı saçlarımız
babasızdı mavi gözlerimiz
ve goran, haykır yine bosna dağlarına
ederlezi kızlarım, ederlezi


Goran Bregovic - Ederlezi
Found at bee mp3 search engine

ederlezi | izlesene.com